Tarihçe

Sendikanın İçel Şubesi 13 Şubat 1963’de, Sivas ve Yozgat Şubeleri 9 Aralık 1963’de, Kırşehir Şubesi 12 Mart 1963’de, İstanbul Şubesi 21 Mart 1963’de,Nazilli Şubesi 19 Mayıs 1963’de, Isparta şubesi Haziran 1963’de, Trabzon Şubesi 13 Eylül 1963’de, Eskişehir Şubesi 10 Aralık 1963’de, İzmir ve Ankara Şubeleri 23 Aralık 1963’de açıldı.

14 Aralık 1963’ de toplanan olağan genel kurulda yönetim kuruluna Abdullah Uzunalioğlu (Genel Başkan), Rıza Kalkan (genel sekreter), Hasan Çelik (genel muhasip) seçildi.

Öte yandan 27 Mart 1962 yılında İstanbul’da “Türkiye Sağlık İşçileri ve Personeli Sendikası” kuruldu.Kurucu heyet yönetim kurulunda Mehmet Mican Genel Başkanlık yaptı.

20.10.1963 tarihinde yapılan ilk genel kurulda Genel Başkanlığa Mustafa Başoğlu Genel Sekreterliğe Savaş Benli seçildi.

1963 yılında İstanbul Verem Savaş Derneği Erenköy Sanatoryumu ile işkolunun ilk işyeri toplu iş sözleşmesi bu sendika tarafından gerçekleştirildi.SSK Sağlık Bakanlığı, Denizcilik Bankası Hastaneleri, Milli Eğitim Bakanlığı, ValidebağProvantasyomu, PTT Erenköy Hastanesi gibi kamu işyerleri ile Azınlık Cemaat Hastaneleri yabancı hastaneler ve özel hastanelerde teşkilatlanma gerçekleştirildi.

1963 yılında Sağlık Bakanlığı Başmüfettişi Faruk Balkan tarafından Türkiye Sağlık İşçileri ve Personeli Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu ve Genel Sekreter Savaş Benli hakkında, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Bakırköy Akıl ve sinir Hastalıkları Hastanesinde ’D’ Cetvelinden maaş aldıkları ve T.C. Emekli Sandığı’na tabi oldukları dolayısıyla işçi sendikası kuramayacakları ve sendikaya üye olamayacakları gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

Cumhuriyet Savcılığı’nca 274 Sayılı Sendikalar Yasası açısından adı geçenlerin sendika üyesi olmalarına mani bir hal bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi.
İstanbul C.Savcılığının takipsizlik kararı üzerine Sosyal Sigortalar kurumu ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı hastanelerinde D cetvelinden maaş alan ve TC Emekli Sandığına tabi olan sendika üyelerinden sendika aidatının verilecek sendika hesabına yatırılması talep edildi.

İdarelerce sendikaya üye olan kişilerin memur sayıldıkları gerekçesi ile aidat kesme talebi reddedildi.

Bunun üzerine İstanbul İş Mahkemelerinde aidat alacak davası açıldı.Açılan davaların sendikanın lehine sonuçlanması üzerine adı geçen kuruluşların İstanbul’da sendikanın yetkili olduğu işyerlerinde toplu iş sözleşmesi çağrısı yapıldı.

29.11.1964 tarihinde Türk-İş Genel Sekreteri Halil Tunç’un başkanlığında iki sendika Genel Başkanı Mustafa Başoğlu ve Abdullah Uzunalioğlu bir araya gelerek iki sendikanın birleşmesi için protokol imzaladı.

10 Ocak 1965’de yapılan olağanüstü genel kurulda, sendika genel merkezinin Ankara’ya taşınmasına ve PSI (Uluslararası Kamu Hizmetleri Federasyonu)’ya üyelik başvurusu yapılmasına karar verildi. Yapılan seçimlerde, genel başkanlığa Abdullah Uzunalioğlu, genel başkan vekilliğine Savaş Benli ve Kemal Müderrisoğlu, genel sekreterliğe Mustafa Başoğlu, genel mali sekreterliğe Halil Hayta, genel sekreter yardımcılığına Osman Çakıroğlu seçildi. Bu genel kurulda TÜRKİYE SAĞLIK İŞÇİLERİ SENDİKASI ismini aldı.

1965 yılı içinde sendikanın Balıkesir, Antalya, Samsun, Eskişehir, Erzurum, İstanbul merkez, Bursa, Konya, Gaziantep, Malatya, Elazığ şubeleri faaliyete başladı.

Sendikanın PSI’ya yaptığı üyelik başvurusu 1965 Aralık ayında kabul edildi.

Merkezi İstanbul’da bulunan Türk Sağlık-İş Sendikası, 14 Şubat 1965’de toplanan olağanüstü genel kurulda kendisini feshederek, Sağlık-İş Sendikası’yla birleşme kararı aldı. 3-1 Ocak 1966’da yapılan 3. olağan genel kurulda söz alan Mustafa Başoğlu “Sosyal Sigortalar Kurumu’na bağlı kimi işyerlerinde işveren vekillerinin bağıtlanmış TİS’in uygulanmasına engel olduğunu” açıkladı.

Sendika Başkanlar Kurulu’nun toptan istifa etmesi üzerine, 11 Eylül 1966’da toplanan olağanüstü genel kurulda verilen önergeyle Mustafa Başoğlu’nun kurucular kurulu listesine alınmasına karar verildi.Yapılan seçimlerde genel başkanlığa Mustafa Başoğlu, genel uygulama dairesi başkanlığına Abdullah Uzunalioğlu, basın yayın ve derleme dairesi başkanlığına Halil Hayta, sosyal işler dairesi başkanlığına Necmi Gürsoy, eğitim ve teşkilatlanma dairesi başkanlığına Çetin kaya seçildi. 1966 yılında Manisa, Mardin şubesi faaliyete geçti. Uşak şubesi kapatıldı.

4 Şubat 1968’de toplanan 4. olağan genel kurulda sunulan çalışma raporunda, Sağlık Bakanlığı bünyesinde “müteferrik müstahdem” olarak çalıştırılan personelin İş Kanunu ve Devlet memurları Kanunu kapsamı dışında tutulduğu, bu personelin iş güvencesinden işverenin iki dudağı arasında olduğu, söz konusu personelin hastalanması halinde en fazla iki ay ücretli izin alabildiği, oysa diğer sigorta personelinin 24 aya kadar ücretli izin hakkına sahip olduğu, sağlık hizmetlerinde çalışan personelin büyük bölümünün oldukça düşük ücret aldığı belirtildi. Yapılan seçimlerde genel başkanlığa Mustafa Başoğlu, yönetim kurulu üyeliklerine Çetin Kaya, Hilmi Aydın, Abdullah Uzunalioğlu, H.Hüseyin Koç, Hasan Turhan seçildi.

Bu genel kurul sonrası, daha önce Sağlık-İş’e katılmış olan Türk Sağlık-İş ile hukuki bir takım sorunlar yaşandı. Sendika genel sekreteriyken, 4. genel kurulda göreve seçilemeyen Halil Hayta, yeniden Türk Sağlık-İş Sendikası’nı canlandırma çabalarına girişti. Sağlık-İş Sendikası tarafından Çalışma Bakanlığı’na gönderilen bir yazıda, Türk Sağlık-İş Sendikası’nın 1965 yılında aldığı bir kararla Sağlık-İş’le birleştiği, bunun katılma kararını aşan birleşme kararı niteliği taşıdığı, bu genel kurulda birleşme yanında “iltihak” sözünün de bulunduğu, sendikanın ayrı genel kurul toplamasının hukuk dışı olduğu belirtildi ve konuyla ilgili dava açıldı. Halil Hayta ise, Türk Sağlık-İş Sendikası’nın 21 Nisan 1968’de toplanan genel kurulda Sağlık-İş’e katılma kararının geri alındığını, anılan sendikanın bağımsız faaliyet göstermesinde hiçbir sakınca bulunmadığını” iddia etti.

Mahkemece 8 Mayıs 1968’de verilen kararda, iki sendikanın 1965’de birleştiğinin kanıtlandığı ve Türk Sağlık-İş’in “münfesih” duruma düştüğü belirtildi. Sağlık-İş Sendikasınca Çalışma Bakanlığı’na gönderilen 31 Mayıs 1968 tarihli yazıda,mevcut mahkeme kararına rağmen, İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğü’nün anılan sendikanın faaliyetine devam ettiğini bildirdi.

7-8 Mart 1970’de toplanan olağan genel kurulda Halil Hayta, Mustafa Erdoğan, Mustafa Tutuş hakkında verilen ihraç kararıyla ilgili önerge oylanarak kabul edildi. yapılan seçimlerde Mustafa Başoğlu yeniden genel başkanlığa seçilirken, başkanlar kurulu Savaş Benli, Hilmi Aydın, Abdullah Uzunal ve İlimdarBoy’dan oluştu.

Sendikanın 31 temmuz 1971 itibariyle Çalışma Bakanlığı’na bildirdiği üye sayısı 17.134’tür.

9 Temmuz 1971’de Türk-İş Yönetim kuruluna sunulan “OnikilerRaporu”na imza atan sendikalar arasında Sağlık-İş Sendikası da yer aldı. Ancak, sendikaca Ocak 1972’de yayınlanan bir bildiriyle, “Dörtler” ve “Onikiler” raporlarıyla Sağlık-İş’in hiçbir ilgisinin bulunmadığı, bu toplantılara katılan üç yönetim kurulu üyesinin kendi adlarına yaptıkları açıklamaların sendikaya mal edildiği bildirildi. ileriki tarihte yapılan başka bir açıklamada, Türk-İş’in partiler üstü politikasına tepki temelinde gelişen hareketlerin partiler üstü politikayı yeterince anlayamadıkları ileri sürülerek “partiler üstü politikanın terk edilmesini isteyenler sendikaların tüzel kişiler olarak politika yapmasını” istiyorlar yorumu yapıldı.

21-22 Nisan 1973’de toplanan 6. olağan genel kurulda, 12 Mart Askeri Darbesi ve izleyen siyasal gelişmeler değerlendirilerek, “12 Mart’ta Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verilen muhtıra, …………..vatanın karşı karşıya bulunduğu kızıl tehlikeyi önlediği gibi, birliğimiz ve demokrasinin korunmasını sağlamış ve birçok gerçeği açığa çıkarmıştır… 12 Mart öncesi olaylara, reformlar yapılmadığı gerekçesiyle hak vermek isteyen görüşlere katılmıyoruz. Reformlar kuşkusuz yapılmalıdır. Ama, ülkenin imkanlarının kaldıramayacağı biçimde reform yapmak, giderilmek istenen huzursuzluğa körük tutmak olur” denildi. Bu genel kurulda başkan ve başkan vekili değişmedi.

Sağlık-İş Sendikası, işçi-memur ayırımından en çok etkilenen sendikalardan birisiydi. 6. genel kurula sunulan çalışma raporunda bu soruna ilişkin, “işçi-memur ayırımının çözümlenmemesi yüzünden bu dönemde de ölüm kalım mücadelesi yapmak zorunda kaldık. kamu kesimindeki bütün idareler sendikamızı tanımamak, toplu iş sözleşmesini uygulamamak ve üyelerimizden aidat kesmemek suretiyle sendikamızın varlığını ortadan kaldırmaya çalışmışlardır… Ayrıca belirmek gerekir ki, bir 13 yıldır zihniyet mücadelesi yapmaktayız. Odacım da mı işçi olacak endişesiyle başlayan direnme, giderek kamu sektöründe sürekli hizmet görerek çalışan herkesin memur durumuna getirilmesine dönüşmüştür.” yorumu yapıldı.

17 Ekim 1973 tarih ve 1989 sayıyla Resmi Gazete’de yayınlanan İşkolları Yönetmeliği değişikliklerinden Sağlık-İş Sendikası olumsuz etkilendi. Bu değişiklikle, işkolunun kapsamındaki askeri hastaneler 32 no’lu “Milli Savunma”, içmece ve kaplıcalar 30 nolu “Konaklama ve Eğlence” işkoluna aktarıldı. Ayrıca belediyeler ve demiryollarına ait hastanelerin hangi işkolu kapsamına gireceği açıkça tanımlanmadı. Sendikanın Bakanlığa gönderdiği bir yazıda, yapılan düzenlemenin iptal edilmesi istendi.

1973 yılında çıkartılan Kanun Hükmünde kararname ile kamuda çalışanlardan kimlerin işçi, kimlerin memur olduğunun belirlenmesi yetkisi Yüksek Hakem Kuruluna verildi.

Yüksek Hakem Kurulu, yaptığı tespitlerde sağlık hizmetlerinde çalışanlardan hekim, eczacı, diş hekimi dışında kalan ebe, hemşire, sağlık memuru, laborant, eczacı kalfası, hastabakıcı, fizyoterapist, diyetisyen, psikolog, teknik eleman, şoför, berber ve diğer hizmetlilerin işçi olduğuna karar verdi.

Yüksek Hakem Kurulu’nun tespitleri üzerine Sosyal Sigortalar Kurumu işçi sayılan personelini TC Emekli Sandığı kapsamından çıkartarak sosyal sigorta kapsamına aldı. Böylece 274 Sayılı Yasa açısından işçi sayılanlar, sosyal güvenlikleri bakımından da diğer işçilerin durumuna getirilmiş oldu.

Sağlık-İş Sendikası tarafından SSK işyerlerinde çalışan işçiler adına 1 Ocak 1974 tarihinden geçerli olmak üzere bağıtlanan sözleşmenin, iki asgari ücret arasındaki farkın tüm işçi ücretlerine zam olarak uygulanmasını amir hükmü uygulanmadı.Bunun üzerine 1974 yılı Mayıs’ında Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu tarafından SSK Genel Müdürü Erdal Atabek’e bir muhtıra gönderilerek, iki taraf arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin zaman yitirilmeden uygulanması istendi.

7 Temmuz 1974’de toplanan 2. olağanüstü genel kurulda,17 Ekim 1973 gün ve 1989 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İşkolları Yönetmeliği uyarınca gerekli tüzük değişikliği yapılarak, sendikanın yeni yönetmeliğin 29. maddesinde gösterilen “yataklı-yataksız, insan ve hayvan sağlığıyla ilgili her türlü sağlık hizmetlerinde (hastane, sanatoryum, prevantoryum, bakım ve dinlenme evleri, doğum ve çocuk bakım evleri, doktor muayenehaneleri, klinikler, tedavi kurumları, diş klinikleri, röntgen muayenehaneleri vb. işyerlerinde” de örgütlenebileceği kabul edildi . Yapılan seçimlerde başkanlığa Mustafa Başoğlu yeniden seçilirken, genel başkan yardımcılığına Savaş Benli getirildi.

Sağlık-İş’in SSK işyerlerinde sözleşme hakkının gasbına ilişkin mücadelesi bu dönemde de devam etti. 1974 yılı Ekim ayında yeniden SSK Genel Müdürlüğüne başvurularak toplu iş sözleşmesiyle sağlanan hakların yerine getirilmesi için kuruma süre verildi. Aynı zamanda Türk-İş’e de başvurularak bu konuyu çözümlemesi istendi. SSK’nın tavrını protesto amacıyla 6 Aralık 1974 tarihinde SSK’nın tüm ünitelerinde bir saatlik direniş ve yemek boykotu (*) kararı alındı. Dönemin Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Şide’ nin arabuluculuğuyla sendikayla SSK arasında bir anlaşma yapıldı ve işçilerin asgari ücret farklarının ödenmesi sağlandı.

1974 yılı içinde sendikanın Zonguldak şubesi faaliyete başladı.

31 Aralık 1974 itibariyle sendika tarafından Çalışma Bakanlığı’na bildirilen üye sayısı 26.371’di.

Sendikanın 21-22 Nisan 1975’de toplanan olağan genel kurulunda kimi tüzük maddelerinde değişiklik yapıldı. Tüzüğün 31. maddesine, “işyeri sendika temsilcileri kanun veya toplu iş sözleşmeleriyle tespit edilen oranlara uygun olarak ve iki yıl süreyle şube yönetim kurullarına atanır. Süresi dolan temsilciler yeniden atanabilir” hükmü eklendi.

Sendikanın SSK ile bağıtladığı 4. dönem toplu iş sözleşmesinin uygulanması bu dönemde de kurum tarafından engellenmeye çalışıldı. SSK Müdürler kurulu, Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderdiği bir yazıyla kurumdaki tüm çalışanların 1 Aralık 1975 tarihinden geçerli olmak üzere memur statüsüne geçirilmesini talep etti. Sağlık-İş Sendikası noter aracılığıyla SSK Genel Müdürlüğüne gönderdiği bir yazıyla bu girişimin durdurulmasını talep etti ve bu uygulamanın sona ermemesi durumunda bütün işyerlerinde direnişlerin başlatılacağı bildirildi. 29 Aralık 1975 günü direniş yapılmak üzere alınan karar, SSK’nın sendikayı görüşmeye çağırması üzerine ertelendi. bu görüşmede işçi statüsünde çalışanların memurluğa geçirilmesi uygulamasına son verildi ancak, daha önce zorla memur yapılanların işçiliğe geçişine engel olundu. Sözkonusu sözleşme, sendikanın muhatap bulamaması üzerine 1976 Şubatında karara bağlandı.

3-4 Nisan 1976’da yapılan olağan genel kurulda söz alan delegeler, sağlık ünitelerinde, özellikle SSK Hastanelerinde çalışan personelin kurum genel müdürünün baskısıyla keyfi biçimde çalıştırıldığını, başhekimlerin diledikleri biçimde fazla mesai yaptırarak karşılığında ücret ödemediğini söyledi. Bu genel kurulda Ana tüzüğün 3. maddesine, “Türk Milliyetçiliğinden ilham ve hız alan Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası, milli dayanışma, işsizliği giderme, kalkınmaya katılma ve sosyal güvenliğin gerçekleştirilmesine; toplumun huzur ve refahıyla insan sağlığının korunmasına katkıda bulunmayı temel amaçları arasında sayar” ifadesi eklendi. Yapılan seçimlerde genel başkanlığa Mustafa Başoğlu yeniden seçildi.

Başkanlar kurulu; Savaş Benli, Abdullah Uzunalioğlu, Mehmet Genç, Hasan Hüseyin Koç’tan oluştu. Sendika Genel Başkanı Mustafa Başoğlu 3 Haziran 1974 de yapılan genel seçimlerde Adalet Partisi listesinden Ankara kontenjanından milletvekili seçildi. Başoğlu, işçi-memur ayırımıyla ilgili sorunların meclis gündemine getirilmesinde önemli işlev üstlendi. 1978 yılında işkolundaki işçi-memur ayırımı sorunu daha da arttı. SSK Genel Müdürlüğü, Sağlık-İş tarafından işkolu yetkisine dayanarak yapılan toplu iş sözleşmesi görüşme çağrısını kabul etmedi ve durumunu Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirdi. Bu gelişmeler üzerine sendika genel başkanı ve Ankara Milletvekili Mustafa Başoğlu, Başbakan’a mektup yazarak çözüm istedi ve sonuç alamaması üzerine 8 Ağustos 1978 tarihinde meclis önünde üç günlük oturma eylemine başladı. Bu eylemden de bir sonuç alınamadı.

1978 yılı içinde sendikanın Muğla, Denizli şubeleri faaliyete başladı.

İşçi-memur ayırımı konusunda Sağlık-İş Sendikasıyla, Türk-İş arasında birtakım sorunlar yaşandı. Sağlık-İş, Türk-İş’in yeterli ilgiyi ve mücadeleyi göstermediğini savundu. Bu durum 8. Genel Kurula sunulan Çalışma Raporunda “tüm çalışanların güvencesi olan ve ilkelerine yürekten bağlı olduğumuz Türk-İş, haksızlıklara karşı çıkmak yerine bu ters tutumu onaylayan ve zaman içinde alkışlayan bir tutum içindedir” açıklaması yapıldı. Sağlık-İş tarafından Türk-İş’e yapılan eleştirilerin bir nedeni de SSK Müdürler Kurulu işçi üyeliği konusunda aday gösterilen Mustafa Başoğlu’nun desteklenmemesi ve Türk-İş’ce başka bir adayın gösterilmesiydi. Bu genel kurulda, sendikanın sosyal yardım yönetmeliğine, “Sendikada ücretli kadroda çalışan yöneticilere her hizmet yılı için iki aylığı tutarında hizmet ödeneği verilir..ilgili istediği takdirde hizmet ödeneğini ilk normal genel kurul sonrası mahsup edilmek üzere avans olarak alabilir” hükmü eklendi. Bu genel kurulda başkan ve yönetim kurulu değişmedi.

Sendikayla SSK Genel müdürlüğü arasında 1 Ocak 1979 dan geçerli olmak üzere iki yıl süreli toplu iş sözleşmesi bağıtlandı. Bu faaliyet döneminde SSK’dan başka 20 civarında sağlık işyerinde daha sözleşme çalışması yürütüldü.

Sendika Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, 27 Aralık 1980’de yürürlüğü giren 2364sayılı süresi sona eren Toplu İş Sözleşmesinin Sosyal Zorunluluk Hallerinde Yeniden Yürürlüğü konması Hakkında kanun’da sözü edilen 9 kişilik YHK üyeliğine seçildi. YHK döneminde gözden geçirilerek yürürlüğe giren sözleşmelerin tümünde işçi kesimini temsil eden kişilerin “muhalef şerhi” yer almıştı.

Sağlık-İş’in 9. Olağan Genel Kurul’u l2 Eylül Askeri Darbesi’nden yaklaşık 14 ay sonra, 8 Kasım 1981’de toplandı. Bu Genel Kurula sunulan çalışma raporunda, 12 Eylül’e “………okulları işlemez duruma getiren boykot ve işgallere göz yumanların, devlete sahip çıkmak isteyenleri rejim düşmanlarına ezdirenlerin, rejimi koruması gerekirken kışkırtıcılık yapanların neden olduğu” belirtilerek, “Türk-İŞ dışındaki bazı işçi kuruluşlarının sendikacılık ahlakını bir kenara iterek tezgahladıkları toplumsal eylemler, işçi haklarını koruma ve geliştirmekten çok, devleti yıkmaya yöneliktir” yorumu yapıldı. Genel Kurulu açış konuşması yapan Mustafa Başoğlu, “12 Eylül’ün milli birliği korumak, anarşi ve terörü önlemek, devlet otoritesini hakim kılmak ve korumak için yapıldığını, Türk milletinin bağrından çıkardığı ordusuna daima önem verdiğini, ordunun da verdiği sözü tutarak bu göreve layık olduğunu ” savundu. Bu Genel Kurulda, Mustafa Başoğlu Genel başkanlığa yeniden seçilirken, Yönetim Kurulu Savaş Benli, H.Hüseyin Koç, Yılmaz Uçar, A.Kadir Yüksel, Sedat Özevren, Hüseyin Burucu, Yusuf Çelik’ten oluştu.

Sendika tarafından Çalışma Bakanlığı’na bildirilen üye sayısı 31 Aralık 1981 itibariyle 12.800’dü.

Bu dönem sendikanın örgütlenmesini olumsuz olarak etkileyen faktörlerin başında işçi-memur ayrımı konusu geldi. Bu durum sendikanın çalışma raporunda, “67 il ve 1250 ilçede örgütlendik. Üye sayımız 100 bine yaklaştı. İşçi memur ayrımında aleyhimize olan gelişmeler bir çok sağlık personelinin memur statüsüne geçirilmesi ülke çapındaki örgütlenme alanımızı daralttı” sözleriyle özetlendi.

Sendikanın örgütlenme sorunları bu faaliyet döneminde de sürdü. Bakanlıklar, üniversiteler vb kurumların sağlık işkolu kapsamına giren işyerlerinde çalışan Emekli sandığına bağlı personelin sendikaya üye olmaması nedeniyle örgütlenme çalışmaları, yalnızca özel ve kamuda İş kanunu kapsamına giren işyerleri ile sınırlı kaldı.

16 Haziran 1983 tarih ve 18079 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İşkolları Yönetmeliği’nde sendikanın 24. sıra numaralı Sağlık İşkolunda faaliyet göstereceği belirtildi. Aynı tüzükte bu işkolunun kapsamı, hastaneler, sanatoryumlar, prevantoryumlar, bakım ve dinlenme evleri, doğum ve çocuk bakımevleri, kreşler, doktor muayenehaneleri, klinikler, tedavi kurumları, diş klinikleri, röntgen muayenehaneleri, içmece ve kaplıcalar ile hayvan bakım evleri olarak tanımlandı.

26 Temmuz 1983 de toplanan olağanüstü genel kurula 146 delegeden 120’si katıldı. Yeni yürürlüğe giren Sendikalar yasası uyarınca gerekli tüzük değişiklikleri yapıldı.Yönetim kurulu üye sayısının 9 kişiye çıkarılması konusundaki bir önerge tartışıldıktan sonra reddedildi. Ardından 34 şubenin genel kurulu toplandı.

19-20 Kasım 1983 de toplanan olağan genel kurula sunulan çalışma raporunda, kamu kuruluşlarında boşalan kadroların yerine yeni eleman alınmaması sonucu Sağlık personeli kadrosunda daralma görüldüğü, bu durumun sendikanın örgütlenmesini engellediği belirtildi. Yapılan seçimlerde genel başkanlığa Mustafa Başoğlu yeniden seçildi.

1980-1983 döneminde Sağlık-İş’in süresi gelen toplu iş sözleşmeleri diğer sözleşmeler gibi YHK’da karara bağlandı. Bu dönem, kısıtlı sendikal haklar ve buna bağlı sorunlar çerçevesinde Sağlık-İş için de zorlu geçti. 657 Sayılı Devlet memurları Kanununa eklenen maddelerle, kamu kuruluşlarında işçi çalıştırılmasına son verilmesine çalışıldı. Yaklaşık 500 bin işçinin memurlaştırılması sonucunu doğuracak bu tasarı, son anda Danışma Meclisine gönderilmedi ve yasalaşmadı.

10-12 Ekim l986 da yapılan 11. olağan genel kurul çalışma raporunda “temel işçi sorunlarının 1982 Anayasası ve 1983 tarihli çalışma yasalarından kaynaklandığı, sağlık-İş’in yaşadığı sorunların da demokrasinin askıya alınarak işlemez duruma getirilmesinden kaynaklandığı” yorumu yapıldı. Bu genel kurulda, Mustafa Başoğlu yerini korurken, yönetim kurulu üyeliklerine; Savaş benli, H.Hüseyin Koç, Yusuf Çelik, A.Kadir Yüksel seçildi.

Dönem içinde sendika tarafından yapılan çeşitli açıklamalarda, 2821 Sayılı Yasa ile devlet memuru konumunda bulunanlara örgütlenme hakkı tanınmaması, işçilerin sendika hakkına sınırlama getirilmesi eleştirildi. Hükümetçe hazırlanan sağlık hizmetleri kurumu kanun taslağı, Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı bir kurum oluşturulması, SSK’ya bağlı personel ile her türlü taşınır ve taşınmaz malın Bakanlığa devredilmesini öngören özelleştirme planıyla Sağlık-İş’in eleştirilerini aldı.

Türk-İş’in düzenlediği bir toplantıya katılan Mustafa Başoğlu, “Eğer bir düzenleme yapılması gerekiyorsa, bunun mevcut statü içinde aranması, incelenmesi ve çözüme götürülmesi gereklidir” dedi. Yönetim kurulu üyelerinden Savaş Benli, H.Hüseyin Koç ve kadir Yüksel’in süper emeklilik hakkından yararlanmak için istifa etmesi üzerine yerlerine Rıfkı Yaylacı, Mustafa Ak ve Mehmet Ali Tanrıverdi seçildi.

……1987’ de yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyeliklerinde herhangi bir değişiklik olmadı.

1986-1989 yılları arasında, sendikanın ilk kez örgütlendiği işyerleri arasında İstanbul’da İhtiyarlara Yardım Derneği, Özel Topkapı Hastanesi, Huzur Hastanesi Dinlenme Evi ve Vakfı, Dragos Hastanesi, İstanbul Özel İdare işyeri, Ankara’da Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı Hastanesi yer aldı. Aynı işkolunda örgütlü Tüm Has,İş Sendikasının Ocak 1987 itibariyle %10’luk işkolu barajını aşması üzerine Sağlık-İş’le sözkonusu sendika arasında sendikal rekabet başladı. Sendika yayınlarında Tüm Has-İş’ ten “İşkolumuzda bütünlüğü bozma çalışmaları yapan bir sendika olarak söz edilerek, yapılan mücadele sonunda, bu sendika işçilere zarar vermeyecek biçimde etkisiz hale getirilmiştir” yorumuna yer verildi. Aynı işkolunda 1988 de kurulan Hak-İş’e bağlı Öz Sağlık-İş Sendikasından da işkolunda birliği bozmaya yarayan bir girişim olarak söz edildi.

11-12 Kasım 1989 tarihli olağan genel kurulda işkolunda örgütlenme çalışmalarının en durgun olduğu bir döneme girildiği saptaması yapılırken, bu durgunluğun kamu kesiminde çalışanların işçi sayılmamasından kaynaklandığı belirtildi. Bu genel kurulda, Genel Başkan ve iki yönetim kurulu üyesi değişmezken, M. Ali Tanrıverdi ve Muzaffer Demir yönetim kuruluna girdi. Örgütlenme sorunlarının artması üzerine, üye sayıları azalan Rize, Ordu, Muğla, Isparta, Kastamonu, Afyon, Malatya, Erzincan, Denizle ve Kocaeli şubeleri kapatıldı.

26-27 Eylül 1992’de yapılan 13. olağan genel kurulda yönetim kurulu değişmedi.

22-23 Temmuz 1995’de toplanan olağan genel kurulda seçilen ve görevlerine devam eden yönetim kurulu üyeleri Mustafa Başoğlu (Genel Başkan), Savaş Benli (Genel Başkan Vekili), M. Ali Tanrıverdi (Genel Sekreter ve Gen.Eğt.Sekr.), Muzaffer Demir (Genel Mali Sekr.)’dir.

Bugün itibarıyle Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, İstanbulİzmir, Kadıköy, Kocaeli, Konya, Malatya, Mersin, Samsun, Sivas, Ş.Urfa ve Trabzon’da olmak üzere 17 Şubesi ve Yeni Adım adlı süreli yayın organı bulunmaktadır.

 

Sendikanın örgütlü bulunduğu başlıca işyerleri ,Sosyal Sigortalar Kurumundan devredilen Sağlık Bakanlığı Hastaneleri ve  bağlı işyerleri, Sağlık Bakanlığı Sıtma Savaşı Daire Başkanlığına bağlı işyerleri, Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı ve bağlı işyerleri, Veremle Savaş Dernekleri, Muhtelif Üniversite Hastaneleri, Bazı Belediyelerin Sağlık birimleri, Özel Hastaneler, Bazı Huzurevleri vs bulunmaktadır.

30-31 Mayıs 2015 tarihinde yapılan 19. Olağan Genel Kurulda Sendikamız Genel Başkanlığına Sayın Hasan ÖZTÜRK, Genel Başkan Vekilliğine Sayın Hakan TOY, Teşkilatlanma ve Eğitim Sekreterliğine Sayın Bülent GÖKMEN ve Mali Sekreterliğine de Sayın Doğan ALIÇ seçilmiş olup görevlerine devam etmektedirler.