Ülkemizi Hedef Alan Emperyalizme Karşı, 15 Temmuz Ruhuyla Savaşacağız

50

Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası (Sağlık-İş) olarak son dönemde ülkemizin maruz kaldığı, hiçbir ekonomik kaide ile açıklanmayan etik dışı siyasi oyunları en ağır şekilde kınıyoruz. Ülkemizi hedef alan Emperyalizme karşı, 15 Temmuz ruhuyla direneceğiz. Milletimizin ve ülkemizin menfaati için var gücümüzle çalışmaya, üretmeye varız.

Millet olarak çıktığımız bu uzun yolda, milli varlığımızı, birliğimizi ve ekonomimizi hedef alan tüm saldırılara karşı, sonucu ne olursa olsun ülke Cumhurbaşkanımızın, milletimizin yanında olacağız. Emperyalist ABD ve onun psikolojik hasta Başkanının milletimize açmış olduğu bu ekonomik savaşı kaybetmeyeceğiz. Dik ve kararlı duruşumuzdan ödün vermeyeceğiz. Zor zamanlarda kenetlenmeyi bilen halkımız, alt edilemeyeceğini bir kez daha tüm dünyaya gösterecektir. 

Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletiyle bütün tehdit, baskı ve dayatmalara karşı birlik ve beraberlik içindedir. Gün, Türkiye’ye sahip çıkma günüdür. İktidarı ve muhalefeti, sivil toplum örgütleri hepsi birlikte, doğrudan doğruya bağımsızlığımıza ve milli bütünlüğümüze yönelik bu saldırıya karşı çıkmaktadır. Geçmişte “istiklal savaşını” zaferle sonuçlandıran Türkiye Cumhuriyeti, siyasal ve ekonomik bağımsızlığını korumanın mücadelesini kararlılıkla verecektir. Bu tavır, ülkenin toprağını, emeğini savunmaktır, yurtseverliğin gereğidir. 

Türk halkı birlik ve beraberliğini koruyarak daha önce birçok sorun ve krizin üstesinden gelmiştir. Bugün yaşadığımız olumsuz tablonun da geride kalacağına inanıyoruz. İşçisinden işverenine, medyadan sivil toplum örgütlerine kadar herkese büyük sorumluluk düşmektedir. Kimsenin “bana bir şey olamaz”, “benim keyfim yerinde” deme lüksü yoktur. Herkes ülke üzerinde oynanmak istenen oyunun farkında olmalıdır.

Aslında mesele açık ve seçik bir şekilde karşımızda durmaktadır. Küresel emperyalizmin öncüsü ABD, kendi içindeki krizi gizlemek için dünya devletlerine savaş açmış durumdadır. Öte yandan, geçen yüzyıl ortasında Amerikan hegemonyasını sağlamak için sahaya sürülen bütün kavramlar ve bu kavramların kurumsal yapılarının güvenirliliği kalmamıştır. Buna karşılık dünyanın birçok yerinde yeni arayışlar, bağımsız politikalar geliştirilmektedir. Yani; küresel emperyalist ABD’nin gerek ekonomik anlamda gerekse siyasi anlamda kendi içinde yaşadığı krizler, bir hegemonik boşluk oluştururken, dünyada her devlet yeni ittifaklar yeni paktlar oluşturmak için çabalamaktadır. Bu durum yeni bir dünyanın habercisidir. Ve bu dünyanın kurulması noktasında gerek tarihi derinliği ile gerekse de tarihi derinliğine koşut olarak geniş bir coğrafyaya hitap eden Türkiye’ye büyük imkanlar sunmaktadır. Nitekim, son yıllarda atılan adımlar bizim umutlarımızı artırırken, emperyalizmin histeriye varacak derecede agrasifleşmesine neden olmaktadır. Bugün yaşadıklarımızın bir veçhesi/yüzü de budur.

Bu hakikati göremeyen, hala geçen yüzyıl askeri ve siyasi darbelerle ülkemize yerleşen vesayetin dilinden kurtulamayanların, Amerikan hegemonyasının /emperyalizminin temel aygıtlarından biri olan ve “küresel rezerv para” olarak deklare edilen doları tek hakikat olarak görmeleri de kaçınılmazdır. Onun içindir ki, vesayet döneminde oluşan ezberle konuşanların milletimizin hilafına kurdukları cümleler bizim için felaket tellallığı mesabesindedir.

Bütün bunlardan hareketle; emperyalizmin yaşadığı krizinin oluşturacağı muhtemel yıkıntılardan kurtulmanın ve son yıllarda bütün olumsuzluklara, bütün saldırılara rağmen adım adım hayata geçirdiğimiz “güçlü ve büyük Türkiye” idealinin tam anlamıyla tecellisinin sağlanmasının tek yolu toplumsal tesanütümüzü koruyarak devlet ve millet birlikteliğini güçlendirmektir.

Güçlü ve Büyük Türkiye idealini sendikal anlamda kendisine misyon edinmiş TÜRK-İŞ ve Türkiye Sağlık-İşçileri Sendikası ailesi olarak, küresel baronların ve onların ekonomik tetikçileri olarak gördüğümüz bazı uluslararası kuruluşların manüplatif saldırılarına karşı hükümetimizin oluşturduğu direniş hattına şimdiye kadar olduğu gibi bütün gücümüzle katkı verdiğimizi ilan ediyoruz.

YAŞASIN BAĞIMSIZLIK...

YAŞASIN MİLLİ EKONOMİ...

VAROLSUN GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKİYE...