Sendikamızın Samsun Şubesi Olağan Genel Kurulu, Genel Başkan Hakan Toy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Genel kurulda mevcut Şube Başkanı İrfan Kalyoncu, tek listeyle gidilen seçim sonucunda yeniden başkan seçilerek güven tazeledi.
Genel kurula; Genel Başkan Hakan Toy, Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri Recep Kaplan ve Fırat Bayram, Türk-İş Konfederasyonu Samsun İl Başkanı ve Koop-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Fati Köymen, Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Tarık Sayın, Şeker-İş Sendikası Samsun İl Temsilcisi Sinan Türe, TOLEYİS Sendikası Karadeniz Şube Başkanı Soner Donat, TES-İŞ Sendikası Samsun Şube Başkanı Emrah Baylan, Tarım-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Basri Uslu, Tek Gıda-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Ali Başkeser, Belediye-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Taha Yasin Mutlu, Sendikamızın Tokat Şube Başkanı İlhan Öztoprak, delegeler ve davetliler katıldı.
Genel kurulda verilen önergenin kabul edilmesiyle Divan Başkanlığına Genel Başkanımız Hakan Toy, Divan Başkan Yardımcılıklarına ise Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerimiz Recep Kaplan ve Fırat Bayram, Divan Katipliklerine ise Elfida Köse ve Cansu Özçelik seçildi.
İRFAN KALYONCU: “KAZANIMLARIMIZIN ARKASINDA MÜCADELE VE DAYANIŞMA VAR”
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan Samsun Şube Başkanı İrfan Kalyoncu, katılımcıları selamlayarak Samsun Şubesi olarak 10 Eylül 2022 tarihinden bugüne kadar yürüttükleri çalışmaları değerlendirdi.
Rize, Trabzon, Giresun, Sinop, Ordu ve Samsun’dan genel kurula katılan üyelere teşekkür eden Kalyoncu, özellikle Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yürütülen mücadeleye dikkat çekti. Üyelerin sendikalarına ve genel merkezlerine güvenerek Türk-İş’in aldığı eylem kararlarına destek verdiğini; iş bırakma, basın açıklaması ve kart basmama eylemlerine katıldığını, baskı ve tehditlere rağmen mücadeleden vazgeçmediğini belirtti.
Bu mücadelenin sonucunda önemli kazanımlar elde edildiğini ifade eden Kalyoncu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde haftalık çalışma süresinin 40 saate düşürülmesi, sosyal yardımlar, aile yardımı, eğitim yardımı, çocuk yardımı, altı aylık ücretli refakat izni ve üç saatlik süt izni gibi hakların mücadeleyle kazanıldığını vurguladı. Bu hakların kendiliğinden elde edilmediğinin altını çizerek mücadele eden işçileri tebrik etti.
Yeni dönemde Kamu Çerçeve Protokolü ve toplu iş sözleşmelerinin önemine dikkat çeken Kalyoncu; 40 saatlik çalışma haftası, vergi dilimlerinin sabitlenmesi ve işçilerin insanca yaşayabileceği ücretler için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. Vergi adaletsizliğinin işçilerin gelirinde ciddi kayıplara yol açtığını belirterek sendikanın bu konuda Meclis ve siyasi parti komisyonları nezdinde yürüttüğü çalışmaları hatırlattı.
Sendikacılığın promosyon ve hediye dağıtmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Kalyoncu, asıl sendikacılığın işçinin zor gününde yanında durmak, haklarını savunmak ve toplu iş sözleşmelerinin eksiksiz uygulanmasını sağlamak olduğunu dile getirdi. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik içinde mücadele etmenin önemine dikkat çekerek genel kurula katılanlara teşekkür etti.
FATİ KÖYMEN: “EMEĞİN GÜCÜNÜN KARŞISINDA HİÇ KİMSE DURAMAZ”
Türk-İş Konfederasyonu Samsun İl Başkanı ve Koop-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Fati Köymen de genel kurulda yaptığı konuşmada sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin pandemi döneminde gösterdiği fedakârlığa dikkat çekti.
Sağlık emekçilerinin pandemi sürecinde ailelerinden uzak kalarak, büyük özveriyle görev yaptığını belirten Köymen, bu fedakârlıkların hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Çalışma hayatının temel sorunlarına değinen Köymen; vergi adaletsizliği, ücretler, açlık ve yoksulluk sınırı, çalışma koşulları ve yeni personel düzenlemesi gibi başlıkların işçilerin gündeminde olduğunu söyledi. İşçinin emeğinin ve toplu sözleşme düzeninin ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceklerini belirten Köymen, esnek çalışma uygulamalarına karşı ortak mücadele yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Kamuda 40 saatlik çalışma haftasının hayata geçirilmesinin önemine değinen Köymen, yemek, yol ve iş primi gibi ödemelerin izin dönemlerinde kesilmesi sorununun da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Kamu Çerçeve Protokolü sürecinde bu konuların dikkate alınmasını beklediklerini belirterek genel kurulun çalışma hayatına hayırlı olmasını diledi.
HAKAN TOY: “HAK VERİLMEZ, ALINIR; BİZ KAZANIMLARIMIZI MÜCADELEYLE ELDE ETTİK”
Genel kurulda delegelere hitap eden Genel Başkan Hakan Toy, Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikasının tarihsel mücadelesine, işçilerin elde ettiği kazanımlara ve yeni dönemde yürütülecek sendikal çalışmalara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
SENDİKAMIZIN TARİHİ, İŞÇİNİN HAK ARAMA MÜCADELESİNİN TARİHİDİR
Sendikanın 1961 yılında Mustafa Başoğlu ve arkadaşları tarafından, sağlık işkolunda çalışan işçilerin ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla kurulduğunu hatırlatan Hakan Toy, sendikanın kuruluşundan bugüne büyük zorluklar ve mücadeleler içerisinden geçtiğini ifade etti. Sendikanın kurucularını rahmet ve minnetle anan Hakan Toy, geçmişten bugüne işçilerin hakları için verilen mücadelelerin önemine dikkat çekti.
Sendikanın tarihsel kazanımlarını anlatan Hakan Toy; D cetveli uygulamasından SSK hastanelerinde çalışanların kamu işçisi statüsüne geçirilmesine, günlük 12 saatlik çalışma süresinin düşürülmesi mücadelesinden taşeron sistemine karşı yürütülen çalışmalara kadar pek çok önemli kazanımın arkasında Sağlık-İş’in mücadelesi bulunduğunu belirtti.
1999 yılında taşeronlaşmaya karşı ilk mücadeleyi başlatan sendikanın, Türkiye’nin ilk taşeron toplu iş sözleşmelerinden birini hayata geçirdiğini, ardından muvazaa davaları ve işçilik alacaklarına ilişkin hukuki mücadelelerle binlerce işçinin hakkını savunduğunu ifade etti. Sendikanın 30 binin üzerinde alacak davası açtığını ve çok sayıda muvazaa davasını kazandığını hatırlattı.
Kadroya geçiş sürecinin kendiliğinden gerçekleşmediğini vurgulayan Hakan Toy, bu kazanımın Türk-İş ve bağlı sendikaların kararlı mücadelesiyle elde edildiğini belirtti. Kadroya geçişin ardından işçilerin taşeron zihniyetini geride bırakması gerektiğini ifade eden Hakan Toy, sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin kamunun asli işçileri olduğunun bilinciyle hareket etmesi gerektiğini söyledi.
KAZANIMLAR MÜCADELEYLE ELDE EDİLİR, HAKLAR MÜCADELEYLE KORUNUR
Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde çalışan işçilerin ortaya koyduğu kararlı mücadeleye özel olarak değinen Hakan Toy, Samsun’daki üyelerin eylemlerini ve dayanışmasını takdirle karşıladığını belirtti. Elde edilen hakların kolay kazanılmadığını, işçilerin birlikte hareket ederek ve gerektiğinde eylem yaparak kazanımlarını koruduğunu ifade etti.
Sendikacılığın yalnızca toplu iş sözleşmesi imzalamaktan ibaret olmadığını vurgulayan Genel Başkan, imzalanan sözleşmelerin uygulanmasını sağlamanın da sendikal sorumluluğun önemli bir parçası olduğunu dile getirdi. İşçilere yönelik hukuka aykırı disiplin uygulamalarına karşı hukuki mücadele yürüttüklerini, haksız cezalara karşı üyelerini yalnız bırakmadıklarını belirtti.
“Sendikamızın görevi yalnızca sözleşme yapmak değil, sözleşmeyi uygulatabilmektir.” diyen Hakan Toy, işçinin hakkını korumak için gerektiğinde işveren karşısında kararlı bir duruş sergilemekten çekinmeyeceklerini ifade etti.
Kamu Çerçeve Protokolü sürecinde de mücadelenin devam edeceğini belirten HakanToy, geçmiş dönemlerde olduğu gibi işçilerin talepleri karşılanmadığında eylem, kitlesel basın açıklaması ve iş bırakma dâhil gerekli bütün demokratik mücadele yollarının kullanılacağını söyledi. İşçilerin insanca yaşayabileceği ücretlere, daha iyi çalışma koşullarına ve haftalık 40 saatlik çalışma süresine ulaşmasının temel hedefleri arasında bulunduğunu vurguladı.
YENİ DÖNEMDE HEDEFİMİZ: 40 SAATLİK ÇALIŞMA VE VERGİDE ADALET
Çalışma hayatının en önemli sorunlarından birinin vergi adaletsizliği olduğunu belirten Hakan Toy, işçilerin yılın ilk aylarında aldıkları ücretleri yılın ilerleyen aylarında alamadıklarını, vergi dilimleri nedeniyle ciddi gelir kaybı yaşadıklarını ifade etti.
Geçmiş yıllarla bugünkü vergi dilimlerini karşılaştıran Genel Başkan Hakan Toy, işçilerin daha yılın ilk aylarında üst vergi dilimlerine girdiğine dikkat çekerek vergi oranlarının yüzde 10 veya yüzde 15 seviyesinde sabitlenmesi gerektiğini söyledi. İşçilerin yalnızca maaşlarından kesilen vergilerle değil, tüketim üzerinden ödedikleri vergilerle de ağır bir yük altında olduğunu belirtti.
Vergide adaletin sağlanması için sendika olarak mücadele ettiklerini ifade eden Hakan Toy, bu mücadelenin yalnızca bir sendikanın değil, bütün emek kesimlerinin ortak meselesi olduğunu dile getirdi. İşçi ve memur konfederasyonlarının, sendikal ayrımları bir kenara bırakarak emekçilerin ortak sorunları karşısında tek yürek olması gerektiğini vurguladı.
Kamu Çerçeve Protokolü görüşmelerinde 40 saatlik çalışma haftasının temel taleplerinden biri olacağını belirten Hakan Toy, işçilerin ailelerine daha fazla zaman ayırabilmesi ve insanca çalışma koşullarına kavuşabilmesi gerektiğini söyledi. Yeni dönemde ücretlerin ve sosyal hakların iyileştirilmesi için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
SENDİKACILIK, İŞÇİNİN ZOR GÜNÜNDE YANINDA OLMAKTIR
Sendikal anlayışlarının temelinde işçinin yanında durmanın bulunduğunu belirten Hakan Toy, üye kazanmak amacıyla hediye ve promosyon dağıtılmasını doğru bulmadıklarını ifade etti. Sendikacılığın birkaç yüz liralık hediyeyle değil, işçiye toplu iş sözleşmesiyle sağlanan kazanımlarla ve zor zamanında gösterilen dayanışmayla ölçülmesi gerektiğini söyledi.
İşçinin sendika seçme iradesinin özgür olması gerektiğini vurgulayan Hakan Toy, hiçbir işçinin hediye, baskı veya yönlendirmeyle sendika tercihini değiştirmeye zorlanmaması gerektiğini belirtti. “Önemli olan işçiye bir hediye vermek değil, işçi sıkıntıya düştüğünde yanında olabilmektir.” anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti.
Sendikanın herhangi bir siyasi partinin güdümünde olmadığını, siyasi partilerle yalnızca işçilerin hak ve taleplerinin çözümü için görüştüklerini dile getiren Genel Başkan, sendikanın tek bağının işçinin hakkı ve alın teri olduğunu söyledi.
İşkolunda çalışanların yaklaşık yüzde 55’inin kadın emekçilerden oluştuğunu hatırlatan Hakan Toy; kadın çalışanların süt izni, doğum izni ve doğum sonrası gece çalışması gibi konulardaki haklarının iyileştirilmesi için de mücadele ettiklerini belirtti. Sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin çalışma koşullarının geliştirilmesi için Meclis ve ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini sürdüreceklerini ifade etti.
SENDİKAMIZIN İRADESİ DELEGELERİMİZİN, GÜCÜ ÜYELERİMİZİN İRADESİDİR
Sendikanın yönetim anlayışında demokratik iradenin ve delege tercihinin esas olduğunu vurgulayan Hakan Toy, her üyenin ve delegenin özgür iradesiyle aday olabilmesi ve oy kullanabilmesi gerektiğini söyledi. Genel kurulların sendikal demokrasinin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Genel Başkan, seçimlerin adil ve şeffaf biçimde gerçekleştirilmesine büyük önem verdiklerini ifade etti.
Seçimlerin ardından delegelerin tercih ettiği yönetimin arkasında durulması gerektiğini, ancak yanlış yapan yöneticilerin de bir sonraki seçimde yine sandık iradesiyle değiştirilebileceğini dile getirdi. Sendika yöneticilerinin işçiye hesap vermekten kaçınmaması gerektiğini belirten Hakan Toy, kendisinin de bu anlayışın dışında olmadığını söyledi.
“İşçi varsa sendika vardır. Siz yoksanız bizim varlığımızın hiçbir anlamı yoktur.” ifadeleriyle işçinin sendikal mücadelenin merkezinde bulunduğunu vurgulayan Hakan Toy, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti.
Samsun Şube Başkanı İrfan Kalyoncu ve yönetimine işçinin yanında durdukları ve yürüttükleri mücadele dolayısıyla teşekkür eden Hakan Toy, genel kurulun demokratik bir ortamda gerçekleşmesinin önemini belirtti. Ayrıca eski Trabzon Şubesi üyelerine de seslenen Genel Başkan, tüzükte belirtilen sayısal çoğunluğa ulaşıldığı gün şubenin yeniden açılması konusunda söz verdi.
Konuşmasını birlik, dayanışma ve mücadele mesajlarıyla tamamlayan Genel Başkan Hakan Toy, Türkiye Sağlık-İş’in işçinin haklarını korumak ve geliştirmek için mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.
İRFAN KALYONCU YENİDEN SAMSUN ŞUBE BAŞKANI SEÇİLDİ
Genel kurulda tek listeyle gerçekleştirilen seçim sonucunda İrfan Kalyoncu yeniden Samsun Şube Başkanı seçilerek güven tazeledi.
Yeni dönemde Samsun Şube Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu:
- Şube Başkanı: İrfan Kalyoncu
- Şube Başkan Yardımcısı: Ahmet Baş
- Şube Başkan Yardımcısı: Levent Gül
- Şube Sekreteri: Kaan Zozik
- Şube Mali Sekreteri: Meral Keleş